• Gelibolu Otelleri - Otel Fiyatları
  •  

Gelibolu Otelleri - Otel Fiyatları

Otelleri Göster >

Gelibolu

Çanakkale’ye bağlıdır yeşil ve mavinin tutku ile dans ettiği, Tabiat Ana’nın torpil geçtiği Gelibolu. Kentin hangi yüzyılda ve kimler tarafından kurulduğu bilinmemektedir. Ancak Troya kenti kadar eski olduğu varsayılmaktadır. Attığınız her adımda bir sürpriz karşılar sizi ve her köşesi büyüler sizi Gelibolu’nun.

Denizi, yeşili, güneşi, mahalle kültürünün devam ettiği sokakları, miskin kedileri, sıcakkanlı insanları, çiçeklerle bezenmiş sokakları, iki katlı sevimli evleri ile kendine hayran bırakır Gelibolu. Zaman yavaş akar burada, hiç kimsenin bir yere yetişme telaşı yoktur ve bu telaşsızlık sarıp sarmalar sizi. Şehir hayatında yaşadığınız koşturmaca ve karmaşadan sonra iyi gelir ruhunuza Gelibolu’daki zamansızlık. Uzaklaşmak ve yeniden başlamak için en özel yerlerden biridir bu şirin ilçe.

Gelibolu’da Görülecek Yerler

Saros Körfezi: Antik çağlarda Melas Kolpos olarak bilinen Saros Körfezi, nefes kesen güzelliği ile büyülüyor görenleri. Güneyde Gelibolu Yarımadası, kuzeyde Trakya bulunan ve üçgen görüntüsü altında doğanın en şahane göründüğü bir noktada yükselir. Ege Denizi'nin en tuzlu bölümünden biri konumundadır ve çevresinde yerleşme olan küçük adalar barındırır. Saros Körfezi'nin; dünyada kendi kendini temizleyen beş körfezden biri olduğu söylenir. Saklanmış bir şiir gibidir adeta. Kendini şiire veren insanlara açar eşsiz güzellikteki Saros Körfezi.

Çimpe Kalesi: Türk tarihinde çok önemli bir yere sahip olan Çimpe Kalesi, Gelibolu’nun 10 km dışında Kara Yokuş mevkiinde, yüksekçe bir tepenin üzerinde bulunmaktadır. 1356 yılında Orhan Bey döneminde alınmıştır. Osmanlı Devleti’nin ilk kez Rumeli’de aldığı kaledir ve aynı zamanda Balkanlarda askeri üs olarak kullanılmıştır. Günümüzde birçok yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilen kaleden Saros Körfezi ve Çanakkale Boğazı’nı görmek mümkündür.

Bayraklı Baba: Gelibolu Limanı’nın Hamzaköy’e giden yolunda bulunur Bayraklı Baba. Türkiye’de en çok bilinen ve ziyaret edilen türbeler arasında gelir. Bayraklarla donatılmış olan türbe, küçük bir bahçenin içinde bulunur ve etkileyici bir hikayesi de vardır burada yatan yatırın. Gelibolu’ya geldiyseniz Bayraklı Baba’yı ziyaret etmeden dönmeyin.

Gelibolu Feneri: Gelibolu’nun simgelerinden biri olan fener, 1856 yılında yaptırılmıştır. Osmanlı döneminde başladığı gemilere yol gösterme görevini gün geçtikçe geliştirerek o tarihten bu yana sürdürmektedir. Çanakkale Boğazı'ndan geçiş yapan yabancı gemi kaptanları feneri Gelibolu Light House adıyla kullanmaktadırlar. Çanakkale Boğazı'nın kritik noktasında bulunması fenerin önemini daha da arttırmaktadır.

Gelibolu’da Yapmadan Gelme

Gelibolu Altın Sardalya Festivali: Temmuz ayının ortalarında düzenlenen Gelibolu Altın Sardalya Festivali gidenlere renkli anlar yaşatıyor. 4-5 gün süren festival yerli ve yabancı turistler tarafından ilgi ile karşılanıyor. Çeşitli yarışmalar, konserler, tiyatro gösterileri ve birçok etkinliği bünyesinde bulunduran festival, Gelibolu’ya renk katıyor. Sizde tatilinize eğlence ve renk katmak istiyorsanız festivale uğramadan dönmeyin.

Doğa Yürüyüşü: Yeşil ve mavinin büyüleyen uyumu içinde toprak yollarda yürürken zaman ve mekan kavramını unutacaksınız. Kuş ve dalga sesleri gelecek peşinizden. Ilık esen rüzgar hafifletecek yorgunluğunuzu. Büyük şehirlerin yoğunluğu ve karmaşasından sonra doğa ile iç içe olmak iyi gelecek ruhunuza. Gelibolu’nun doğal güzellikleri attığınız her adımda etkisi altına alacak sizi.

Gelibolu’da Yemeden Dönme

Nefes kesen güzellikteki Gelibolu’da, sağlıklı ve hafif yemekler mutfağın büyük bölümünü oluşturuyor. Marmara ve Ege denizine kıyıları olan ilçede balık ve deniz ürünleri tüketimi oldukça fazladır. Gelibolu' da balık yeme, pişirme ve saklama kültürü çok gelişmiştir. Taze balık mevsimine ve çeşidine göre gerek geleneksel yöntemlerle gerekse modern yöntemlerle pişirilir. Bunun dışında Gelibolu’ da balık ve sardalya dendiğinde akla gelen diğer önemli unsur da balık konserveleridir. Dünyaca ünlü yağlı-tuzlu sardalya gibi çeşitleri ile tuzlu balık yerli halkın sofralarının baş tacı turistler içinse değişik bir lezzettir. Palamut ve torik zamanı yapılan lakerdalar, uskumru ve kolyoz zamanı limana dizilen sıra sıra çirozlar Gelibolu’ nun simgeleridir.

Yöresel ve en bilinen tatları arasında ise; peynir helvası, mevlevi tatlısı, sardalya dolması, akıtma ve hıdralllez yahnisi gelir.

Yazıyı kısalt...

Lokasyon ya da otel adı ile arama yap.

 
 
 
Son Yorumlananlar
Bölgede Son Rezervasyon